Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, Türkiye ile yürütülen temasların devam ettiğini ve olası bir Türkiye ziyaretine yönelik hazırlıkların sürdüğünü açıkladı. Abdi, Al Monitor ile yaptığı röportajda, Ankara ile görüşme kanallarının açık olduğunu vurguladı ve bu ziyaretin PKK lideri Abdullah Öcalan ile bir görüşmeyi de kapsayabileceğini belirtti.
Abdi, Şam yönetimiyle yapılan entegrasyon görüşmelerinin kritik bir aşamaya geldiğini ifade ederek, önceliklerinin varılan mutabakatların “adil ve eksiksiz” bir şekilde uygulanması olduğunu dile getirdi. Süreci “oldukça ağır” olarak tanımlayan SDG lideri, askeri entegrasyon ve yerel yönetimler gibi birçok alanda ayrı ekiplerin çalıştığını aktardı.
Abdi, Şam ile yapılan görüşmelerde iki temel ilkenin üzerinde uzlaşı sağlandığını belirtti: İlk olarak, özerk yönetim bünyesindeki kişilerin tasfiye edilmemesi kararı alındı; bu doğrultuda yaklaşık 50 bin kişinin görevine devam edeceği bildirildi. İkinci olarak ise Kürt çoğunluklu bölgelerde yerel yönetimin, yerel halk tarafından sürdürülmesi kararlaştırıldı. Etnik yapının karma olduğu bölgelerde ise yönetimin ortak uzlaşıyla şekilleneceği ifade edildi.
Askeri entegrasyon alanında da somut adımlar atıldığını açıklayan Abdi, SDG unsurlarından oluşan dört yeni askeri tugayın Suriye ordusuna dahil edildiğini duyurdu. Bu birliklerin yeni isimlerle faaliyet göstereceği fakat kadroların tamamen SDG savaşçılarından oluşacağı belirtildi. Kobani’de kurulan tugayın Halep merkezli bir tümenin parçası olduğu, Cezire bölgesinde ise Derik, Haseke ve Kamışlı merkezli üç ayrı tugayın yapılandırıldığı aktarıldı.
Abdi, kamuoyunda sıkça dile getirilen “Ahmed eş-Şara ile anlaşmazlık” iddialarına da yanıt vererek, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı ile ilişkilerinin yalnızca sanıldığı kadar kötü olmadığını savundu. Her iki tarafın da entegrasyon sürecinin başarıyla tamamlanmasına odaklandığını belirten Abdi, sürecin tamamlanmasının ardından Şara’yı bölgeye davet edeceklerini ifade etti.
Mazlum Abdi, Türkiye’nin kendileriyle yıllarca hiçbir gerekçe olmaksızın savaştığını savunarak, Rakka ve Deyrizor bölgelerine yönelik eleştirilere de yanıt verdi. Bu bölgelerdeki operasyonların “askeri zorunluluk” nedeniyle gerçekleştirildiğini vurguladı. Başlangıçta bu bölgelerde ilerleme planlarının olmadığını belirten Abdi, çoğu saldırının Rakka, Menbiç ve Deyrizor hattından geldiğini ve bu nedenle IŞİD’i kendi merkezlerinde hedef almak zorunda kaldıklarını ifade etti. Yerel halkın çağrısıyla bu bölgelere girdiklerini ve operasyonların koalisyon desteğiyle yürütüldüğünü de sözlerine ekledi.
Rakka’nın savaş sonrası büyük oranda yıkıldığını ancak sınırlı imkanlarla yeniden inşa edilmeye çalışıldığını ifade eden SDG lideri, koalisyon fonlarının büyük bir kısmının Rakka ve Deyrizor’a aktarıldığını belirterek, “Hiçbir şey yapılmadı” eleştirilerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Bununla birlikte geçmişte bazı siyasi hatalar yapıldığını kabul ederek, Şam yönetimiyle daha erken uzlaşı sağlanamamasında kendi taraflarının da sorumluluğu bulunduğunu belirtti.