İstanbul’un Geleceği Tehlikede: İklim Değişikliği ve Deniz Seviyesinin Yükselmesi

İstanbul’un haritadan silinme riski: Megakent için endişe verici senaryo. 15 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan habere göre, İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü, 2300 yılında deniz seviyesinin 15 metre yükselebileceği yönündeki analizlerini ortaya koydu. Bu durum, İstanbul’daki limanlar, kıyı yapıları ve 10 binden fazla binanın yüksek risk altında olacağı anlamına geliyor.

Yapılan araştırmalar, İstanbul’un hem Karadeniz hem de Marmara Denizi’ne kıyısı olması nedeniyle, iklim değişikliğine karşı en savunmasız liman şehirlerinden biri olduğunu gösteriyor. Şehrin stratejik konumu, iklim değişikliğinin etkilerini liman altyapısı, ticaret yolları ve kıyı yerleşimleri açısından kritik bir risk alanı haline getiriyor. Enstitü bünyesinde gerçekleştirilen Coğrafi Bilgi Sistemleri (GIS) tabanlı analizler, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) ve diğer uluslararası iklim senaryolarına dayanarak 2050, 2100 ve 2300 yıllarına dair çarpıcı sonuçlar sunuyor.

İstanbul limanlarına yönelik iklim senaryoları, 2050 yılında deniz seviyesinin yaklaşık 1,5 metre yükselebileceğini ve bu durumda limanların yaklaşık yüzde 70’inin risk altında olacağını öngörüyor. 2100 yılına gelindiğinde ise, deniz seviyesi 5 metre yükselirse, limanların tamamı, demiryolu hatlarının yüzde 60’ı ve karayolu hatlarının yüzde 40’ından fazlasının etkilenmesi bekleniyor. En olumsuz senaryoda ise, 2300 yılında deniz seviyesinin 15 metreye kadar çıkabileceği, bu durumda limanların büyük ölçüde işlevsiz kalacağı ve geniş kıyı alanlarının sular altında kalacağı öngörülüyor.

Buzul erimeleri de deniz seviyesinin yükselmesinde önemli bir etken. Bilimsel modellere göre, kutup bölgelerindeki ısınma nedeniyle hızlanan buz erimeleri, deniz seviyelerinde ciddi artışlara neden oluyor. 2050-2100 döneminde belirgin yükselmeler beklenirken, denizler küresel ısınmanın en ölçülebilir etkilerinin gözlemlendiği alanlardan biri olarak dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu verilerine göre, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek sektörlerin başında denizcilik geliyor. Aşırı sıcaklıklar ekipman ömrünü kısaltırken, yoğun yağışlar ve sis liman operasyonlarında aksamalara yol açıyor. İç su yollarındaki seviye değişimleri ise taşımacılık maliyetlerini artırırken, tuzlu su girişimi yer altı su ve içme suyu altyapısını tehdit ediyor.

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul Boğazı ve çevresindeki kıyı yapılarının çeşitli senaryolarla modellendiğini belirtti. Gazioğlu, en kötü senaryoda Ambarlı Limanı, Haydarpaşa Limanı ve Yenikapı gibi birçok kıyı yapısının su baskınlarıyla karşı karşıya kalacağını ifade ederek, “Yaklaşık 247 bin metrekare ile 1 milyon 730 bin metrekare arasında alan ve 10 binden fazla yapı risk altında” dedi. Bu yapıların büyük kısmının liman işletmelerine bağlı depolama ve lojistik tesisleri olduğunu vurgulayan Gazioğlu, olası hasarın ticaret ve ulaşım ağlarını doğrudan etkileyebileceğini belirtti.

Gazioğlu, çözümün kapsamlı adaptasyon stratejileri geliştirmekten geçtiğini ifade ederek, “Kritik limanların daha yüksek kotlara taşınması, dalgakıranlar, mendirekler ve kıyı duvarlarının güçlendirilmesi gerekiyor. Sulak alanların korunması ve doğal bariyerlerin artırılması, GIS tabanlı erken uyarı ve dijital izleme sistemlerinin kurulması öncelikli adımlar arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.