20 Mayıs 2026 tarihinde yapılan bir protesto eyleminin ardından, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına yönelik tepkiler çerçevesinde, bazı üniversite öğrencileri markalara boykot çağrısında bulundu. Bu süreçte, Beşiktaş’taki Birlik Parkı’nın duvarlarına ve Türk Telekom’un saha dolaplarına “İstanbul Uyan”, “Tüketici Gözü Boykottur” ve “Öğrenciler Yalnız Değildir” yazıları yazan üç öğrenci, “kamu malına zarar verme” suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. Öğrenciler hakkında 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istenen bir dava açıldı.
Mahkeme sürecinde, Türk Telekom ve Beşiktaş Belediyesi, herhangi bir maddi zarar yaşanmadığını belirterek davadan vazgeçtiklerini açıkladı. Türk Telekom temsilcisi, mahkemede şirket adına şikâyetçi olmadıklarını ifade etti. Beşiktaş Belediyesi ise resmi yazısında, “Belediyemiz birimlerince yapılan inceleme sonucunda herhangi bir kamu zararı bulunmamaktadır” diyerek, davaya katılma taleplerinin olmadığını bildirdi.
Öğrenciler savunmalarında, kullandıkları boyaların su bazlı olduğunu ve kalıcı bir zarar verme amacı taşımadıklarını belirtti. İfadelerinde, yazıları daha sonra kendi imkanlarıyla temizlediklerini ifade ettiler. Sanıklardan biri, “Kamu malına zarar verme niyetiyle hareket etmedim. Kullandığımız boyalar kolayca silinebilen ve zararsızdı. Olaydan birkaç gün sonra yazıları kendi elimizle sildik” dedi. Diğer bir öğrenci ise, “Yazılama yaptıktan 5 dakika sonra polis ekipleri geldi. Olaydan bir hafta sonra yazıları temizledik. Ayrıca yazı yazılan alanlarda daha önceden de başka yazılar bulunuyordu” şeklinde konuştu.
Ancak mahkeme, kamu zararının giderilmiş olduğu ve müşteki kurumların şikâyetçi olmadığı halde, öğrencilerin “kamu malına zarar verme” suçunu işlediklerine karar vererek her birine 3 ay 10 gün hapis cezası verdi. Gerekçeli kararda, “Beşiktaş Belediye Başkanlığı kamu zararı bulunmadığını belirtmiş olsa da; kamunun yararlanmasına tahsis edilmiş yerler hakkında işlenen fiilin mala zarar verme suçunun nitelikli hali olduğu” vurgusu yapıldı.