6 Haziran 2026 – ABD ve İran arasındaki ateşkes, son günlerde karşılıklı saldırılarla ciddi bir sınavdan geçiyor. Amerikan askerleri, İran’a ait insansız hava araçlarını ve radar sistemlerini hedef alırken, İran da Körfez’deki ABD askeri üslerine füze saldırıları düzenliyor. ABD ordusu, Hürmüz Boğazı’na doğru fırlatılan dört “kamikaze drone”u düşürdüğünü ve bu araçların bölgedeki deniz trafiği için tehdit oluşturduğunu bildirdi.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın güney kıyısındaki radar noktalarına yönelik saldırılarının, “gelecekteki saldırılara karşı savunma” amacı taşıdığını açıkladı. İran’ın Irib haber ajansına göre ise, İran, Kuveyt’teki iki ABD hava üssüne ve Bahreyn’deki ABD Donanması tesislerine balistik füzeler fırlattı. CENTCOM, fırlatılan yedi füzenin altısının önlendiğini ve birinin hedefe ulaşmadığını belirtti.
Ateşkesin yürürlükte olduğu Nisan ayından bu yana, iki ülke arasındaki gerilim artmış durumda. Yerel yetkililer, 3 Haziran’da Kuveyt Uluslararası Havalimanı’na yapılan saldırılarda bir kişinin yaşamını yitirdiğini ve 60’tan fazla kişinin yaralandığını dile getirdi. İran’ın İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), bu saldırının sorumluluğunu reddederek hasarın bir ABD füze önleyicisindeki hatadan kaynaklandığını savundu. Ancak CENTCOM, İran’ın havaalanını “kasıtlı ve hesaplanmış bir saldırıyla” hedef aldığını öne sürdü.
Öte yandan, iki ülke arasındaki çatışmalar devam ederken, ABD, 15 Haziran’da Los Angeles’ta oynanacak Dünya Kupası maçında İran futbol takımına vize verdi. Bu, turnuva tarihinde savaş halinde olan bir ülkenin takımının ev sahibi bir ülke tarafından ağırlanacağı ilk müsabaka olacak.
Saldırılar, ABD ile İran arasındaki ateşkes müzakerelerinin duraksadığı bir dönemde gerçekleşti. ABD medyası, Başkan Donald Trump’ın anlaşma şartlarında değişiklik talep ettiğini bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 1 Haziran’da ABD’nin sürekli olarak fikir değiştirdiğini ve yeni, çelişkili talepler öne sürdüğünü ifade etti.
ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a yönelik kapsamlı saldırılarda bulunarak Orta Doğu genelinde bir çatışma başlattı. İran ise buna, İsrail’e ve Körfez’deki ABD müttefiklerine saldırarak ve Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatarak yanıt verdi. Bu boğaz, dünya petrolünün ve sıvılaştırılmış doğalgazının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir geçiş noktasıdır. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel petrol fiyatlarının hızla artmasına yol açtı.
Nisan ayı başında ateşkes anlaşmasına varılmasından kısa bir süre sonra ABD, İran limanlarına abluka uygulamaya başladı ve Trump bunun “bir anlaşmaya varılana, onaylanana ve imzalanana kadar tam olarak yürürlükte kalacağını” belirtti.
Bu olaylar, ABD ve İran’ın gelecekteki ilişkileri ve bölgedeki güvenlik dinamikleri açısından önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor.