ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelerin olumsuz sonuçlanması halinde ‘deniz ablukası’ seçeneğini devreye sokabileceğini açıkladı. Trump, bu durumu “başkanın elinde bulunan güçlü bir koz” olarak nitelendirirken, Washington ile Tahran arasındaki gerginlik yeniden artış gösterdi. Hakan Kaplan’ın haberi ile 12 Nisan 2026’da, Trump, Truth Social hesabında İran konusundaki olasılıkları içeren bir paylaşımı yeniden paylaştı. Trump, “Eğer İran geri adım atmazsa, başkanın elindeki kazanan kart: deniz ablukası” ifadelerini kullandı. Bu yorum, Just News tarafından yayınlanan ve İran’a karşı deniz ablukası olasılığını ele alan bir analizle bağlantılı.
Eğer İran, ABD tarafından sunulan nihai anlaşmayı kabul etmezse, Trump yönetiminin iki ana seçeneği bulunuyor: Tahran’a askeri saldırı düzenlemek veya İran ekonomisini hedef alan kapsamlı bir deniz ablukası uygulamak. Analiz, deniz ablukasının İran’ın zayıf olan ekonomisini daha da sıkıntıya sokabileceğini vurguluyor. Ayrıca, ABD’nin, İran’ın enerji gelirlerini sınırlandırmak amacıyla Çin ve Hindistan gibi büyük petrol ithalatçılarına yönelik diplomatik baskılarını artırabileceği belirtiliyor.
Diğer yandan, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Pakistan’ın başkenti İslamabad’daki müzakerelerin ardından tarafların bir uzlaşmaya varamadığını duyurdu. Vance, 21 saat süren görüşmeler sonrasında ABD heyetinin İran’a “en iyi ve son teklifini” sunduğunu belirtti. “İranlılar bu teklifi kabul edecek mi, göreceğiz” dedi. Bu açıklama, Washington’un müzakereler için tanıdığı sürenin devam etmekte olduğuna işaret ediyor.
Görüşmelere ev sahipliği yapan Pakistan ise taraflara ateşkese bağlı kalmaları çağrısında bulundu. Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, “Tarafların ateşkese bağlı kalmayı sürdürmesi hayati önem taşıyor” dedi ve Pakistan’ın, İran ile ABD arasındaki diyaloğu kolaylaştırmaya devam edeceğini açıkladı.
Müzakerelerin sonuçsuz kalması ve Trump’ın deniz ablukası tehdidi, Orta Doğu’da gerilimin artabileceği endişelerini güçlendirdi. Uzmanlar, özellikle Hürmüz Boğazı’nın enerji arz güvenliği açısından kritik bir rol oynadığını vurgularken, olası bir ablukanın küresel petrol piyasalarında ciddi dalgalanmalara neden olabileceğini belirtiyor.