30 Günde 4 Farklı Klinik: Hemşireler “Satranç Taşı” Gibi Savruluyor • Sağlık Haberi

Hemşirelerin Yaşadığı Kriz Türkiye Kamu Hastanelerinde Derinleşiyor

Türkiye’deki kamu hastanelerinde sessiz bir kriz yaşanıyor. Sabah “Dahiliye” personeli olarak işe başlayan bir hemşire, öğleden sonra kendini “Acil”de, ertesi gün ise “Yoğun Bakım”da bulabiliyor. Hiçbir resmi yazı veya görevlendirme olmadan, sadece “ihtiyaç var” denilerek yapılan bu ani yer değişiklikleri, sağlık çalışanlarını tükenmişliğe sürüklerken, hasta güvenliğini de “pamuk ipliğine” bağlıyor.

“Bugün Ortopedi servisindesin, yarın Acil, diğer gün Yoğun Bakım…” Bu cümle, birçok hastanede hemşirelerin günlük rutini haline geldi. Adına “esneklik” veya “hizmetin sürekliliği” denilen bu uygulama, aslında sistemdeki personel planlama hatasının bir yansıması. Hemşireler, uzmanlık alanları ve deneyimleri hiçe sayılarak, hastane içinde birimden birime savrulan “joker eleman” muamelesi görüyor.

Bir hemşirenin çalıştığı servisteki ilaç dolabının düzenini, acil müdahale setinin yerini ve ekibin çalışma dinamiğini öğrenmesi haftalar alır. Ancak Türkiye’deki “gezici hemşire” modeli, bu adaptasyon sürecini imkansız kılıyor. Akademik veriler, sürekli yer değiştiren personelin hasta bakımında ciddi riskler yarattığını kanıtlıyor. Aiken ve arkadaşları tarafından yapılan (2012) geniş çaplı araştırmaya göre, birimine yabancılaşan hemşirelerde hata oranları dramatik şekilde yükseliyor.